YDS Danışmanlık

ÜNİVERSİTE KAZANDIRAN ÖNERİLER

           SINAV YOLU

  • Sınavı kazanamazsanız diye mutlaka bir b planı yapın. B planı doğru seçilirse sınav yolculuğunda başarılı olmak kolaylaşır. Başarılı olmak isteyenler için b planı hep aynıdır. ‘’Sınavda başarılı olamazsam seneye yine hazırlanırım ‘’  Bu şekilde bir b planı belirlemek, beyninizin tüm vücuda istediğim olana kadar çalışacağım yani mutlaka başaracağım mesajı verir bu sayede de tüm organlarımız başaracağımıza inanmaya başlar. Tüm organlarımızın inandığı işler için ellerimiz ve zihnimiz harekete geçer. Bu çaba sabırla birleştiği zaman sonuç istenilen üniversite olur.
  • Eğer geçmeniz gereken bir dere varsa, paçalarınızı sıvamanız gerekir. Bir sınav kazanmak ve istediğiniz bölüme yerleşmek istiyorsanız yapmanız gereken ilk iş paçaları sıvamak olmalı. Yani günlük yaşamınızı düzenlemeniz gerekiyor gençler. Eğer hazırlık yapmadan yani paçaları sıvamadan dereye girerseniz kıyafetiniz mahvolur bunu kimse istemez.( kıyafet hayatınız anlamına geliyor) Günlük yaşamınızı sınava hazırlık süresince bu işe göre düzenlemeniz gerekir. Mecburi saatler haricinde olacağınız yer çalışma odanız olmalıdır. Mesela okula devam ediyorsanız, okuldan sonra eve dönüp, masanızda konu çalışmanız veya test çözmeniz gerekir. Dershaneye gidiyorsanız da yine aynı şekilde işiniz bittiği zaman doğru sıcak masanıza dönün. O masa sizi istediğiniz üniversiteye ve istediğiniz mesleğe götürecek olan yegane araçtır.
  • Masanızın en görünen kısmına hedefinizin görselini yerleştirin. Hepimizin hayalleri ve hedefleri vardır, eğer oturduğunuz yerden bir şey isterseniz bu hayal onun uğrunda bir çabaya girerseniz artık hedef olur. Kısaca hayalleri hedeflerden ayıran bir şeyler yapmaya başlamaktır.Okumak istediğiniz üniversitenin veya bölümün bir görselini, maskotunu veya fotoğrafını bulup masanızda görebiliceğiniz yere koyun. Onu gördükçe zihniniz orda olduğunuzu ve üniversiteye girdiğiniz zaman ne kadar mutlu olduğunuzu düşünecektir.  Bu sayede çalışırken yorulmazsınız ve heyecanla çalışabilirsiniz
  • Odanızı ve masanızı sadeleştirin… Zihinsel olarak olaya hazırlandığınızda çevre koşullarını da başarıya ve zafere göre düzenlemek gerekir. Odanızda ihtiyacınız olanın dışında eşya olmamalıdır. Odanızdaki her eşya biraz megatin harcamanıza neden olur. Odanızda on parça eşya varsa odanıza her girdiğinizde on megatin enerji harcarsınız. (Megatin: zihnimizin çevrede var olan eşya ve insanları algılama ve sınıflama sırasında harcadığı zaman ve fosfor kaybının birleşimidir.) Ama odanızda beş parça eşya varsa beş megatin harcarsınız. Annenizle konuşup hemen gerekli olmayan eşyalardan kurtulun.

Ne lazım? Masa, sandalye, yatak, giysi dolabı, masa altı dolabı (kitap ve testleri koymak için) Beş parça eşya bizim için başarı yolunda idealdir, fazlası megatin düşmanıdır. Fazla eşya beynimizin megatinlerini boşa harcamamızı sağlar bu da gerek olmadığı halde çeşmeyi açık bırakmaya benzer. Masanıza çalışma sırasında sadece ihtiyacınız olan kitabı veya testi çıkarın, testiniz bittiği zaman onu kaldırıp yeni testi çıkarın. Masanızın üzerinde birden fazla kitap veya test olması da fazladan megatin kullanmanıza sebep olur biz de bunu istemeyiz.  İdeal odaya ulaşmak sizi istediğiniz üniversiteye on adım yaklaştıracaktır.

 

  • Zihninizi temizleyin… Çalışmaya başlamamak için zihniniz size bir sürü bahane bulmaya başlar.
  • Dört yılda öğrenemediğim konuları bir yılda öğrenemem.
  • Çabalarsam ve sonunda kazanamazsam tüm emeklerim boşa gider.
  • Zaten ben matematik yapamıyorum, anlayamıyorum.
  • Diğer arkadaşlarım geçen yıldan beri çalışıyorlar, ben çok geç kaldım.

Bunlar gibi bahanelerden birini veya birkaçını kullanıyor olabilirsiniz. Lise hayatınız boyunca tek kelime bile öğrenmemiş olsanız dahi bir yıl doğru çalışarak tüm açıkları kapatabilirsiniz ve iyi bir üniversitenin hatırı sayılır bir bölümüne kapağı atabilirsiniz. Lisede on veya 12 ders olduğunu düşünelim.  Genel olarak düşünmek gerekirse istediğiniz üniversite için bu derslerin hepsine değil işinize yarayacak olan en fazla dördüne çalışmanız gerekecektir. Yani sınava hazırlanma senesinde halletmeniz gereken on ders olmayacak temel olarak üç veya dört dersin konularını öğrenmeniz gerekecektir. Gitmek istediğiniz bölüm hangi temel dersleri bilmenizi istiyorsa onlara çalışmanız gerekir. Tabi ki yeni sınav sistemi ortak olarak Türkçe ve matematik derslerine hepinizin çalışmasını istemektedir. Bunun dışında, dilden giriyorsanız, sosyal ve İngilizce kalır. Eğer fen puanı ile tercih yapacaksanız fizik ve kimya kalır. Kısacası kendinizi lüzumsuz yere korkutmayın tüm dersleri öğrenmeniz gerekmiyor bu sebeple bir yıl hazırlık için yeter de artar bile.

  • Yapabileceğinizin en iyisini yapın… Her öğrencinin aynı seviyede ders çalışması ve aynı zekaya sahip olması mümkün değildir. Kim ne kadar çalışınca ne kadar öğrenir veya bir konuyu tam kavramak için ne kadar çalışmak gerekir. Bunu açıklayan bir bilim veya hesap makinesi yoktur. Birçok koşula göre sonuç değişkendir. Bu sebeple her öğrenci sınavda ayrı başarı gösterir. Bu belirsiz durumu düzenlemenin bence pratik bir yolu var. Sınava kadar kalan sürenin on ay olduğunu varsayalım. Dershane dışında evde günde 6 saat test çözeceğinizi varsayalım, ayda 180 saat eder, on ayda ise 1800 saat eder. Eğer önünüzdeki on aylık süreçte bu palana uyarak 1800 saati masada ders çalışarak geçirdiğinizde istediğiniz üniversiteye ve bölüme kavuşacağınızı düşünün ki bu hiç yanlış düşünce sayılmaz. Burada şu sonuca varmanızı istiyorum aslında istediğiniz bölüm x puan değil, o bölümün puanı 1800 saat. Biz üniversitenin puanını düşünerek hata yapıyoruz, aslında ortada puan felan yok; ortada üniversitenin karşılığı olan emeği vermek var. Sizler hazırlık süresince elinizden gelenin en iyisini yapın, merak etmeyin ne yaptıysanız onun karşılığını alacaksınız.

 

  • Odaklanmanızı engelleyen unsurlarla vedalaşın… Hepimizin sosyal bir çevresi var, sosyal medya hepimizin ilgisini çekiyor, hele arkadaşlarla dışarıda takılmak ne hoş. Sanırım kötü haberi anladınız, evet haklısınız hazırlık süresince bunların hepsi sizin düşmanınız. Sizinle aynı hedefte olan arkadaşlarınızla kısa süreli ders çalışma görüşmeleri dışında, tüm çevrenizden soyutlanmanın zamanı şimdidir. Bu dönemde sürekli bildirim ışığı yanan bir akıllı telefona hiç ihtiyacınız yok. Sosyal medya bu dönem için tam bir katildir, sizin geleceğinizi öldürür, uzak durun. Telefonsuz yapamam diyorsanız gidip kendinize elli lira verip 15 yıllık bir tuşlu akılsız telefon alın, ihtiyacınız olan tüm işi görecektir. Bunları okurken gülüyor olabilirsiniz bunu yapmam veya imkansız gibi şeyler düşünüyor olabilirsiniz. Zaten bu bilgileri her öğrenci uygulayabilseydi tüm öğrenciler Boğaziçi’nde veya Odtü’de okuyor olurlardı.